10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 1. Dönem 1. Yazılı Soruları ve Cevapları (2026-2027)
1. KonuSözlü Gelenek ve Şiir · 4 soru
1.Aşağıdaki metni okuyunuz.
Bir topluluk, baharın gelişini kutlamak için bir araya gelmiştir. Törende bir ozan, kopuz eşliğinde doğanın canlanışını anlatan şiirler söylemektedir. Dinleyenler bazı dizeleri birlikte tekrarlamaktadır.Şiirin bu ortamda söylenmesi, onun müzik ve toplumsal yaşamla ilişkisi hakkında ne göstermektedir?
Şiir, müzik eşliğinde söylenerek ortak kutlamanın parçası olmuştur. Birlikte tekrarlanan dizeler, katılımı ve topluluk içindeki bağı güçlendirmektedir.
2.Bir şiirde düzenli hece sayısı, dize sonlarında ses benzerlikleri ve tekrarlanan ifadeler bulunmaktadır. Şiir, yazıya geçirilmeden kuşaktan kuşağa aktarılmıştır.Bu ahenk unsurları şiirin sözlü aktarılmasını nasıl kolaylaştırmış olabilir? Açıklayınız.
Düzenli ritim, ses benzerlikleri ve tekrarlar şiirin hatırlanmasını ve ezberlenmesini kolaylaştırır. Böylece sözlü aktarımını destekler.
3.Aynı türkünün iki yörede söylenen biçimlerinde bazı kelimeler ve dizeler farklıdır. Ancak temel duygu ve ezgi benzerliğini korumaktadır.Bu farklılıklar, sözlü kültür ürünlerinin oluşumu ve aktarımı hakkında ne göstermektedir?
Sözlü ürünler aktarılırken söyleyenlerin ve çevrenin etkisiyle değişebilir. Farklı söyleyişlerin oluşması, ürünün toplum içinde yaşatıldığını ve yeniden şekillendirildiğini gösterir.
4.Bir öğrenci, “Sözlü gelenek ürünleri yalnızca kişisel duyguları anlatır; toplumun yaşamıyla ilgili bilgi vermez.” demiştir.
Bir türküde hasat zamanı birlikte çalışan insanlar, başka bir türküde ise gurbete giden kişinin ailesinden ayrılışı anlatılmaktadır.Öğrencinin görüşünü verilen örneklerle değerlendiriniz.
Bir türküde hasat zamanı birlikte çalışan insanlar, başka bir türküde ise gurbete giden kişinin ailesinden ayrılışı anlatılmaktadır.
Görüş eksiktir. Hasat türküsü çalışma ve dayanışmayı, gurbet türküsü ayrılık duygusuyla birlikte göç ve aile yaşamını yansıtır. Sözlü ürünler hem bireysel duyguları hem toplumsal yaşamı anlatabilir.
2. KonuŞiirde Ahenk: Ölçü, Uyak ve Redif · 4 soru
5.Aşağıdaki dizeleri hecelerine ayırarak okuyunuz.
Dağ başında duman gezer,
Yel esince çiçek titrer.a) Her dizenin hece sayısını bulunuz.
b) Dizelerdeki hece sayısı eşitliğinin ahenge katkısını açıklayınız.
Yel esince çiçek titrer.
a) Dağ / ba-şın-da / du-man / ge-zer → 8 hece
Yel / e-sin-ce / çi-çek / tit-rer → 8 hece
b) Hece sayılarının eşitliği düzenli bir ritim oluşturarak şiirin söylenmesini ve hatırlanmasını kolaylaştırır.
6.Aşağıdaki dizelerin son sözcüklerini inceleyiniz.
Akşam iner, sessizleşir yollarım,
Sana doğru uzanıyor kollarım.“Yollarım” ve “kollarım” sözcüklerindeki uyak ve redifi belirleyiniz. Ayrımı nasıl yaptığınızı açıklayınız.
Sana doğru uzanıyor kollarım.
Aynı görev ve anlamdaki “-larım” ekleri rediftir. Bunlar çıkarıldığında kalan “yol” ve “kol” sözcüklerindeki “-ol” ses benzerliği tam uyaktır. Redifte görev ve anlam ortaklığı, uyakta ses benzerliği esas alınır.
7.Aşağıdaki dörtlüğün uyak düzenini belirleyiniz. Cevabınızı dize sonlarından hareketle açıklayınız.
Bir serçe seslenir uzaktan,
Gün doğar sessizce dağlara,
Bir koku yükselir topraktan,
Yol gider yemyeşil bağlara.
Gün doğar sessizce dağlara,
Bir koku yükselir topraktan,
Yol gider yemyeşil bağlara.
Uyak düzeni abab şeklindedir. Birinci ve üçüncü dizeler “uzaktan–topraktan”; ikinci ve dördüncü dizeler “dağlara–bağlara” sözcükleriyle ses bakımından eşleşir.
8.Aşağıdaki dizeleri okuyunuz.
Yavaş yavaş yürür yollar,
Yavaş yavaş diner yeller.Bu dizelerde sözcük tekrarı ve aynı ünsüzün yinelenmesiyle ahenk nasıl sağlanmıştır? Birer örnek gösteriniz.
Yavaş yavaş diner yeller.
“Yavaş yavaş” sözlerinin tekrarı düzenli bir söyleyiş oluşturur. “Yavaş, yürür, yollar, yeller” sözcüklerindeki “y” ünsüzünün tekrarı ise aliterasyon yoluyla ses uyumu sağlar.
3. KonuKoşuk ve Koşma · 4 soru
9.Aşağıdaki bilgileri okuyunuz.
I. metin: İslamiyet öncesi Türk topluluklarının törenlerinde kopuz eşliğinde söylenmiştir. Dörtlükler ve hece ölçüsü kullanılmış, doğa ve sevgi gibi konular işlenmiştir.
II. metin: Âşık edebiyatında saz eşliğinde söylenmiştir. Genellikle on birli hece ölçüsüyle oluşturulmuş; sevgi, doğa ve ayrılık gibi konuları işlemiştir.a) Tanıtılan nazım biçimlerini yazınız.
b) Bu iki biçimin ortak iki özelliğini belirtiniz.
II. metin: Âşık edebiyatında saz eşliğinde söylenmiştir. Genellikle on birli hece ölçüsüyle oluşturulmuş; sevgi, doğa ve ayrılık gibi konuları işlemiştir.
a) Birincisi koşuk, ikincisi koşmadır.
b) İkisinde de dörtlük ve hece ölçüsü kullanılır. Çalgı eşliğinde söylenmeleri ve benzer konuları işlemeleri de ortak özellikleridir.
10.Bir öğrenci, “Koşuk ile koşma farklı dönemlere ait olduğundan aralarında hiçbir ilişki kurulamaz.” demiştir.Bu görüşü Türk şiirindeki değişim ve süreklilik açısından değerlendiriniz.
Görüş yanlıştır. Söylendikleri dönem ve kültürel ortam değişse de dörtlük, hece ölçüsü, çalgı eşliğinde söyleme ve benzer konular bakımından süreklilik gösterirler.
11.Aşağıdaki dizeler, doğa konulu özgün bir şiir örneğidir.
Yel esince yeşil dallar eğilir,
Gün doğunca bütün kuşlar söyleşir.a) Dizelerin hece sayısını bulunuz.
b) Yalnızca bu iki dizeye bakarak şiirin kesinlikle koşma olduğunu söyleyebilir miyiz? Gerekçelendiriniz.
Yel esince yeşil dallar eğilir,
Gün doğunca bütün kuşlar söyleşir.
a) Her iki dize de 11 hecelidir.
b) Hayır. On birli hece ve doğa konusu koşmayla uyumludur; ancak kesin değerlendirme için şiirin bütünü, nazım birimi, uyak düzeni ve ait olduğu gelenek de incelenmelidir.
12.Bir koşmada şair, sevdiği kişinin güzelliğini ve ona duyduğu hayranlığı anlatmaktadır. Başka bir koşmada ise toplumdaki haksızlıkları ve çıkarcı kişileri eleştirmektedir.Bu koşmaları konularına göre adlandırınız. Aynı nazım biçiminde farklı konuların işlenebilmesini açıklayınız.
İlki güzelleme, ikincisi taşlamadır. Nazım biçimi şiirin kuruluşuyla, bu adlandırmalar ise işlenen konuyla ilgilidir. Bu nedenle aynı biçimde farklı konular anlatılabilir.
4. KonuTürkü ve Ninni · 4 soru
13.Bir türkünün her bendinde farklı olaylar anlatılırken bentlerin ardından aynı iki dize tekrarlanmaktadır.a) Tekrarlanan bölümün adını yazınız.
b) Bu bölümün türkünün söylenmesine ve duygusunun aktarılmasına katkısını açıklayınız.
a) Kavuştak, diğer adıyla bağlamadır.
b) Tekrar, ezgi ve anlam bütünlüğünü güçlendirir. Dinleyenlerin türküye katılmasını ve temel duygunun hatırlanmasını kolaylaştırır.
14.Aşağıdaki dizeler, türkü söyleyişinden yararlanılarak oluşturulmuş özgün bir örnektir.
Yol uzanır dağdan dağa,
Haber salın bizim bağa.
Dön gel, dön gel, akşam oldu,
Evimizin ışığı soldu.Bu dizelere hâkim olan duyguyu belirleyiniz. Duygunun hangi ifadelerle sezdirildiğini açıklayınız.
Yol uzanır dağdan dağa,
Haber salın bizim bağa.
Dön gel, dön gel, akşam oldu,
Evimizin ışığı soldu.
Özlem ve ayrılık duygusu hâkimdir. “Dön gel” çağrısı kavuşma isteğini, “evimizin ışığı soldu” ifadesi ise ayrılan kişinin yokluğunun oluşturduğu hüznü sezdirir.
15.Bir anne, çocuğunu uyuturken ezgiyle söylediği ninnide onun sağlıklı büyümesini, iyi insanlarla karşılaşmasını ve mutlu olmasını dilemektedir.Bu örnekten hareketle ninninin uyutma dışında hangi işlevleri bulunduğunu açıklayınız.
Ninni, anne ile çocuk arasındaki duygusal bağı güçlendirir. Sevgi, iyi dilek ve beklentileri aktarır; çocuğun dilin sesleriyle ve kültürel değerlerle tanışmasına yardımcı olur.
16.Bir öğrenci, “Türkü ve ninni ezgiyle söylendiği için aynı türdür.” demiştir.
Bu görüşü söylenme amacı, içerik ve dinleyici bakımından değerlendiriniz.
Ezgi ortaklığı, aynı tür olduklarını göstermez. Türküler çeşitli bireysel ve toplumsal konuları geniş bir dinleyiciye aktarabilir. Ninniler ise çoğunlukla çocuğu uyutmak ve sakinleştirmek amacıyla söylenir; sevgi ve iyi dilekler içerir.
5. KonuŞiirde Anlam ve Kültürel Unsurlar · 4 soru
17.Aşağıdaki özgün dizeleri okuyunuz.
Gurbet elde akşam erken olurmuş,
Bir mektupta bütün köyüm dururmuş.a) Dizelerin temasını yazınız.
b) “Bir mektupta bütün köyüm dururmuş.” dizesiyle anlatılmak isteneni açıklayınız.
Bir mektupta bütün köyüm dururmuş.
a) Memleket özlemidir.
b) Mektup, kişinin köyündeki insanları ve hatıralarını zihninde canlandırmaktadır. Köyün fiziksel olarak mektupta bulunması değil, mektubun memleketi hatırlatması anlatılmaktadır.
18.Aşağıdaki özgün dizeleri okuyunuz.
Harman bitti, sofralar bir kuruldu,
Komşu komşu aynı ekmek bölündü.Dizelerde hangi toplumsal değer öne çıkmaktadır? Şiirdeki iki ayrıntıyla ilişkilendirerek açıklayınız.
Komşu komşu aynı ekmek bölündü.
Paylaşma ve dayanışma öne çıkmaktadır. Sofraların birlikte kurulması ortak yaşamı, ekmeğin komşular arasında bölüşülmesi ise paylaşmayı göstermektedir.
19.Aşağıdaki iki şiir parçasını karşılaştırınız.
I. metin:
Yayla yolu çiçek açmış bu sabah,
Sürü gider, kaval sesi uzanır.
II. metin:
Son vapur da uzaklaştı kıyıdan,
Kalabalık sokaklarda yalnızım.Metinlerdeki yaşam çevrelerini gösteren unsurları belirleyiniz. Bu unsurların şiirdeki dünyayı nasıl şekillendirdiğini açıklayınız.
Yayla yolu çiçek açmış bu sabah,
Sürü gider, kaval sesi uzanır.
II. metin:
Son vapur da uzaklaştı kıyıdan,
Kalabalık sokaklarda yalnızım.
İlk metinde yayla, sürü ve kaval kırsal yaşamı; ikinci metinde vapur ve kalabalık sokaklar şehir yaşamını gösterir. Şairler duygu ve gözlemlerini yaşadıkları çevrenin unsurlarıyla anlatmaktadır.
20.Bir öğrenci, “Bir türküde eski bir ulaşım aracının veya unutulmaya başlayan bir mesleğin anılması yalnızca gereksiz bir ayrıntıdır.” demiştir.Bu görüşü sözlü edebiyat ürünlerinin kültürel hafızayı koruma işlevi açısından değerlendiriniz.
Bu ayrıntılar geçmişin yaşam biçimleri hakkında izler taşır ve kültürel hafızanın korunmasına katkı sağlar. Ancak türküdeki anlatımın sanatsal olduğu unutulmamalı; tarihî bilgi olarak kullanılacak ayrıntılar başka kaynaklarla da kontrol edilmelidir.
6. Konuİsim ve Sıfat Tamlamaları · 4 soru
21.Aşağıdaki dizeleri okuyunuz.
Eski evin kapısı açıldı,
Dar sokakta çocuk sesleri duyuldu.a) Bir sıfat tamlaması belirleyiniz.
b) “Evin kapısı” ve “çocuk sesleri” tamlamalarının türlerini yazınız.
Dar sokakta çocuk sesleri duyuldu.
a) “Eski ev” veya “dar sokak” sıfat tamlamasıdır.
b) “Evin kapısı” belirtili, “çocuk sesleri” belirtisiz isim tamlamasıdır.
22.Aşağıdaki cümleyi okuyunuz.
“Yaşlı ozan, uzun kış gecelerinde köyün çocuklarına eski hikâyeler anlatırdı.”Cümledeki üç sıfat tamlamasını ve bir belirtili isim tamlamasını yazınız.
“Yaşlı ozan”, “uzun kış geceleri” ve “eski hikâyeler” sıfat tamlamalarıdır. “Köyün çocukları” belirtili isim tamlamasıdır. “Uzun”, bir bütün olarak “kış geceleri”ni niteler.
23.Bir öğrenci, “Dağ yolu ve taş köprü ifadelerinin ikisi de belirtisiz isim tamlamasıdır.” demiştir.İfadeleri yapı ve anlam bakımından karşılaştırarak öğrencinin görüşünü değerlendiriniz.
“Dağ yolu” belirtisiz isim tamlamasıdır; “yol” sözcüğü iyelik eki almıştır. “Taş köprü” ise köprünün malzemesini belirten bir sıfat tamlamasıdır. “Taş”, köprünün nasıl olduğunu belirtir.
24.Aşağıdaki iki cümleyi karşılaştırınız.
I. cümle: Bahçede çiçekler açmıştı.
II. cümle: Evin küçük bahçesinde sarı çiçekler açmıştı.İkinci cümledeki tamlamaları belirleyiniz. Bunların betimlemeye katkısını açıklayınız.
II. cümle: Evin küçük bahçesinde sarı çiçekler açmıştı.
“Küçük bahçe” ve “sarı çiçekler” sıfat tamlamalarıdır. “Evin bahçesi” ilişkisiyle kurulan “evin küçük bahçesi” ise belirtili isim tamlamasıdır. Tamlamalar, yerin kime ait olduğunu, büyüklüğünü ve çiçeklerin rengini belirginleştirerek görüntüyü somutlaştırır.
7. KonuMasalı Film Şeridine Dönüştürme · 4 soru
25.Bir köyün çeşmesi kurumuştu. Köylüler su ararken genç bir çoban, yaralı bir kuşa yardım etti. İyileşen kuş, çobanın önünde uçarak onu dağın ardındaki bir kaynağa götürdü. Çoban köye dönüp gördüklerini anlattı. Köylüler birlikte çalışarak kaynaktan köye su getirdiler.Masalı dört karelik bir film şeridine dönüştürmek için her karede gösterilecek olayı birer cümleyle yazınız. Olay sırasını koruyunuz.
- Çeşmesi kuruyan köyün halkı su aramaktadır.
- Genç çoban, yaralı bir kuşa yardım eder.
- İyileşen kuş, çobanı dağın ardındaki kaynağa götürür.
- Köylüler, çobanın gösterdiği kaynaktan birlikte çalışarak köye su getirirler.
26.Bir köyün çeşmesi kurumuştu. Köylüler su ararken genç bir çoban, yaralı bir kuşa yardım etti. İyileşen kuş, çobanın önünde uçarak onu dağın ardındaki bir kaynağa götürdü. Çoban köye dönüp gördüklerini anlattı. Köylüler birlikte çalışarak kaynaktan köye su getirdiler.Bir öğrenci, ilk kareye “Köylüler suya kavuşur.”, son kareye ise “Köyün çeşmesi kurur.” açıklamasını yazmıştır.Bu sıralama, masalın anlaşılmasını nasıl etkiler? Başlangıç ve sonuç karelerini düzelterek yazınız.
Neden-sonuç ve zaman sırası bozulduğu için sorunun nasıl ortaya çıkıp çözüldüğü anlaşılamaz.
- Başlangıç: Köyün çeşmesi kurur ve halk su aramaya başlar.
- Sonuç: Köylüler birlikte çalışarak kaynaktan köye su getirir.
27.Film şeridindeki bir karede çobanın yaralı kuşa su verdiği gösterilmektedir. Altına şu açıklama yazılmıştır:
“Çoban çok iyi biriydi ve bu sırada birçok şey düşündü.”Açıklamayı, karedeki somut olayı anlatan kısa ve açık bir cümleyle yeniden yazınız.
“Çoban, yaralı kuşa su vererek yardım etti.”
28.Bir öğrenci, masalı film şeridine dönüştürürken köyün susuz kalmasını ve yeni kaynağın bulunmasını çıkarmış, yalnızca çobanın kıyafetlerini gösteren kareler hazırlamıştır.Film şeridindeki temel eksikliği açıklayınız. Öğrenci kareleri seçerken neye dikkat etmelidir?
Masalın temel sorunu ve çözümü gösterilmediği için olay örgüsü kaybolmuştur. Öğrenci, önemli olayları seçmeli; başlangıç, gelişme ve sonucu anlaşılır bir sırayla yansıtmalıdır.
Film şeridi sorularında olay örgüsünü koruyan farklı kare düzenlemeleri kabul edilir.
8. KonuMetinleri Karşılaştırma ve Değerlendirme · 4 soru
29.Aşağıdaki özgün şiir parçalarını okuyunuz.
I. metin:
Dön gel yavrum, yollar uzak,
Sensiz kaldı evde ocak.
II. metin:
Uyu yavrum, gece serin,
Başucunda beklerim.Metinlerin ortak duygusunu ve söylenme amaçları arasındaki farkı açıklayınız.
Dön gel yavrum, yollar uzak,
Sensiz kaldı evde ocak.
II. metin:
Uyu yavrum, gece serin,
Başucunda beklerim.
İkisinde de çocuğa duyulan sevgi vardır. İlkinde uzaktaki çocuğa özlem ve kavuşma isteği, ikincisinde çocuğu uyutma ve ona güven verme amacı öne çıkar.
30.Bir koşukta baharın gelişi ve doğanın canlanması, bir koşmada ise sevgiliden ayrılmanın hüznü anlatılmaktadır. İkisinde de hece ölçüsü ve dörtlük kullanılmıştır.Bu iki şiirin biçim bakımından benzer olması, temalarının da aynı olduğunu gösterir mi? Verilen bilgilerle açıklayınız.
Hayır. Hece ölçüsü ve dörtlük biçimle ilgilidir. İlk şiirde doğanın canlanışı, ikincisinde ayrılık işlenmektedir. Benzer biçimler farklı duygu ve düşünceleri anlatabilir.
31.Bir öğrenci, dinlediği türküyü şöyle değerlendirmiştir:
“Bu türkü güzeldir çünkü çok güzeldir.”Bu değerlendirme neden yetersizdir? Tekrarlanan dizelerin özlem duygusunu güçlendirdiği bir türkü için gerekçeli bir değerlendirme cümlesi yazınız.
Öğrenci, yargısını destekleyen bir özellik belirtmemiştir. “Her bendin ardından tekrarlanan kavuşma çağrısı, özlem duygusunu güçlendirdiği için türkünün anlatımını etkili buluyorum.” denebilir.
32.Bir öğrenci, ninnide geçen bazı eski kelimeleri anlayamadığı için “Bu metnin günümüzde hiçbir değeri yoktur.” demiştir.Bu görüşü dil, kültür ve metni anlama süreci açısından değerlendiriniz.
Bazı kelimelerin bilinmemesi metni değersiz kılmaz. Anlamları güvenilir kaynaklardan araştırılabilir. Ninni, geçmişin dil özelliklerini ve aile yaşamını yansıtarak kültürel aktarımı sürdürür.