12. sınıf İnkılap Tarihi 1. Ünite 3.Konu: Millî Mücadele muharebeleri ve diplomatik zaferleri
Bu yazıda 12. sınıf T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük 1. ünite “Modern Türk Devletinin Doğuşu” ünitesinin üçüncü konusu olan Millî Mücadele muharebelerini ve diplomatik zaferleri özetliyoruz. Doğu, Güney ve Batı cephelerini; Gümrü, Moskova, Kars ve Ankara antlaşmalarını; İnönü, Sakarya ve Büyük Taarruz'u; Mudanya Ateşkesi'ni ve Lozan Barış Antlaşması'nı nedenleri ve sonuçlarıyla öğreneceksin. Ünitenin tamamını PDF olarak da indirebilirsin.
Bir bakışta cepheler ve antlaşmalar
- 3 Aralık 1920 · Gümrü AntlaşmasıTBMM'nin ilk askerî ve siyasi başarısı.
- 6-10 Ocak 1921 · I. İnönü MuharebesiDüzenli ordunun ilk zaferi.
- 16 Mart 1921 · Moskova AntlaşmasıSovyet Rusya Misâk-ı Millî'yi tanıdı.
- 23 Mart-1 Nisan 1921 · II. İnönü MuharebesiYunan taarruzu ikinci kez durduruldu.
- 10-24 Temmuz 1921 · Kütahya-Eskişehir MuharebeleriOrdu Sakarya'nın doğusuna çekildi.
- 23 Ağustos-13 Eylül 1921 · Sakarya Meydan MuharebesiTaarruz gücü Türk ordusuna geçti.
- 13 Ekim 1921 · Kars AntlaşmasıDoğu sınırı kesinleşti.
- 20 Ekim 1921 · Ankara AntlaşmasıFransa savaştan çekildi; Güney Cephesi kapandı.
- 26 Ağustos-9 Eylül 1922 · Büyük TaarruzAnadolu düşman işgalinden kurtarıldı.
- 11 Ekim 1922 · Mudanya Ateşkes AntlaşmasıSavaş dönemi sona erdi.
- 24 Temmuz 1923 · Lozan Barış AntlaşmasıYeni Türk devletinin bağımsızlığı tanındı.
Doğu Cephesi ve Gümrü Antlaşması (1920)
Öncesi
Mondros'un 24. maddesi ve Sevr Antlaşması, Doğu Anadolu'da bir Ermeni devleti kurulmasını öngörüyordu. Rus ordusunun 1917'de bölgeden çekilmesinden sonra silahlanan Ermeni çeteleri Türk köylerine saldırıyor, Kars ve çevresinde katliamlar yapıyordu. Kafkasya'da kurulan Ermenistan, İtilaf devletlerinin desteğine güvenerek Doğu Anadolu'da hak iddia etti. Bölgedeki 15. Kolordu, Kâzım Karabekir Paşa'nın Mondros'un terhis hükmünü uygulamaması sayesinde elde kalan tek düzenli askerî güçtü.
Süreç
TBMM, Kâzım Karabekir Paşa'yı Doğu Cephesi komutanlığına atadı. Eylül 1920'de başlayan harekâtta Türk ordusu Sarıkamış'ı, Kars'ı ve Gümrü'yü aldı. Yenilen Ermenistan barış istedi ve 3 Aralık 1920'de Gümrü Antlaşması imzalandı. Antlaşmaya göre Ermenistan, Doğu Anadolu üzerindeki iddialarından vazgeçti; Sevr Antlaşması'nı geçersiz saydığını kabul etti; Kars ve çevresi Türkiye'ye bırakıldı.
Sonuç ve önemi
Gümrü Antlaşması, TBMM'nin ilk askerî ve siyasi başarısıdır; TBMM'nin uluslararası alanda imzaladığı ilk antlaşmadır. Ermenistan, Sevr'i tanımadığını açıklayan ilk devlet oldu. Doğu Cephesi kapandı ve buradaki birliklerin bir bölümü Batı Cephesi'ne kaydırıldı. Ermenistan kısa süre sonra Sovyet yönetimine girdiği için Gümrü Antlaşması onaylanamadı; doğu sınırı Moskova ve Kars antlaşmalarıyla kesinleşti.
- Nasıl sorulur: “Gümrü Antlaşması'nın TBMM açısından önemi nedir?” ve “Millî Mücadele'de kapanan ilk cephe hangisidir?”
- Beklenen cevap: TBMM'nin ilk askerî ve siyasi başarısıdır; Sevr'i tanımayan ilk devlet Ermenistan olmuştur. Kapanan ilk cephe Doğu Cephesi'dir.
- Çeldirici: “Doğu Cephesi'nde Kuvâ-yı Milliye birlikleri savaşmıştır.” ifadesi yanlıştır; bu cephede düzenli ordu (15. Kolordu) savaşmıştır.
- Karıştırma: Doğu sınırını ilk çizen Gümrü, kesinleştiren Kars Antlaşması'dır.
Güney Cephesi ve Ankara Antlaşması (1921)
Öncesi
Mondros'tan sonra İngilizler Urfa, Antep ve Maraş'ı işgal etmiş, 1919'da bu şehirleri Fransızlara bırakmıştı. Fransızlar, işgal ettikleri yerlerde Ermenileri silahlandırarak kendi birliklerinde kullandı. Ermeni lejyonlarının halka karşı saldırıları, Türk bayrağının indirilmesi ve halkın değerlerine yapılan hakaretler büyük tepki doğurdu. Bölgede düzenli ordu birliği yoktu; halk Sivas Kongresi'nin gönderdiği subayların yardımıyla Kuvâ-yı Milliye birlikleri kurdu.
Süreç
| Şehir | Mücadele | Sonradan verilen unvan |
|---|---|---|
| Maraş | Sütçü İmam'ın halka saldıran işgalcilere karşı koymasıyla direniş başladı. Şehir Şubat 1920'de kurtarıldı. | Kahraman |
| Urfa | Halk, Ali Saip Bey'in önderliğinde örgütlendi. Şehir Nisan 1920'de kurtarıldı. | Şanlı |
| Antep | Şahin Bey ve arkadaşları Fransızların yolunu keserek şehit oldu. Şehir aylarca kuşatmaya direndi. | Gazi |
| Adana | Halk Toroslara çekilerek direnişi sürdürdü. Bölge Ankara Antlaşması'ndan sonra boşaltıldı. | — |
Halkın direnişi karşısında zor durumda kalan Fransa, Sakarya Zaferi'nden sonra TBMM ile anlaşmaya karar verdi. 20 Ekim 1921'de imzalanan Ankara Antlaşması'na göre Fransa işgal ettiği yerleri boşalttı; Hatay ve İskenderun dışında bugünkü Suriye sınırı çizildi. Hatay'da Türk kültürünün korunacağı özel bir yönetim kurulması, Suriye'deki Caber Kalesi'nin (Süleyman Şah Türbesi) Türk toprağı sayılması kabul edildi.
Sonuç ve önemi
Güney Cephesi, düzenli ordunun değil, halkın ve Kuvâ-yı Milliye'nin zaferidir. Ankara Antlaşması'yla İtilaf devletlerinden biri ilk kez TBMM'yi ve Misâk-ı Millî'yi tanıdı; İtilaf bloğu parçalandı. Güney Cephesi kapandı, buradaki kuvvetler Batı Cephesi'ne gönderildi. Hatay'ın sınırlar dışında kalması ise Misâk-ı Millî'den verilen bir ödündür; bu sorun 1939'da çözülecekti.
- Nasıl sorulur: “Güney Cephesi'ni diğer cephelerden ayıran özellik nedir?” ve “Ankara Antlaşması'nın önemini yazınız.”
- Beklenen cevap: Mücadeleyi düzenli ordu değil, halk ve Kuvâ-yı Milliye yürütmüştür. Ankara Antlaşması'yla Fransa TBMM'yi tanımış, İtilaf bloğu parçalanmış, Güney Cephesi kapanmıştır.
- Çeldirici: “Ankara Antlaşması'yla Hatay ana vatana katılmıştır.” ifadesi yanlıştır; Hatay sınırlar dışında kalmış, özel bir yönetime bağlanmıştır.
- Karıştırma: Ankara Antlaşması Sakarya Zaferi'nin sonucudur. Güney Cephesi'nde Fransızlar ve Ermenilerle, Doğu Cephesi'nde yalnızca Ermenilerle savaşılmıştır.
Batı Cephesi: düzenli ordunun kurulması ve I. İnönü Muharebesi (Ocak 1921)
Öncesi
Yunan ordusu 1920 yazında Bursa, Balıkesir ve Uşak'ı işgal etti. Kuvâ-yı Milliye birlikleri düzenli ve iyi donatılmış Yunan ordusunu durduramıyordu; emir-komuta birliği yoktu ve bazı birlikler disiplinsiz davranıyordu. TBMM, Kuvâ-yı Milliye'yi kaldırarak düzenli ordu kurmaya karar verdi. Batı Cephesi ikiye ayrıldı: Batı kesiminin komutanlığına İsmet Bey, güney kesimine Refet Bey getirildi. Düzenli orduya katılmayı reddeden Çerkez Ethem ayaklandı.
Süreç
Yunan ordusu, Çerkez Ethem ayaklanmasından yararlanarak Eskişehir'i almak ve Ankara'ya ilerlemek için taarruza geçti. Yeni kurulan düzenli ordu bir yandan ayaklanmayla uğraşırken bir yandan da 6-10 Ocak 1921'de İnönü mevzilerinde Yunan ordusunu durdurdu ve geri çekilmeye zorladı. Ardından Çerkez Ethem'in kuvvetleri dağıtıldı.
Sonuç ve önemi
I. İnönü, düzenli ordunun Batı Cephesi'ndeki ilk zaferidir. Küçük çaplı bir muharebe olmasına karşın siyasi sonuçları çok büyüktür:
| Gelişme | Açıklama |
|---|---|
| Teşkilat-ı Esasiye Kanunu (20 Ocak 1921) | Yeni Türk devletinin ilk anayasası kabul edildi; millî egemenlik hukuki temele kavuştu. |
| Londra Konferansı (Şubat-Mart 1921) | İtilaf devletleri Sevr'i biraz değiştirerek kabul ettirmek istedi. İstanbul Hükûmeti'nin yanında TBMM de çağrıldı; böylece İtilaf devletleri TBMM'yi hukuken tanımış oldu. Konferanstan sonuç çıkmadı; ancak TBMM haklı davasını dünyaya duyurdu. |
| Afganistan'la Dostluk Antlaşması (1 Mart 1921) | TBMM'yi tanıyan ilk Müslüman devlet Afganistan oldu. |
| İstiklal Marşı'nın kabulü (12 Mart 1921) | Mehmet Âkif Ersoy'un yazdığı marş, meclis tarafından millî marş olarak kabul edildi. |
| Moskova Antlaşması (16 Mart 1921) | Sovyet Rusya Misâk-ı Millî'yi ve TBMM'yi tanıdı; Sevr'i tanımadığını açıkladı. Kapitülasyonların kaldırılmasını kabul eden ilk büyük devlet oldu. Batum Gürcistan'a bırakıldı. |
Londra Konferansı'nda İstanbul Hükûmeti'ni temsil eden Tevfik Paşa, söz sırası kendisine geldiğinde sözü “milletin gerçek temsilcilerine” yani TBMM heyetine bıraktı. Böylece İtilaf devletlerinin iki hükûmet arasındaki ayrılıktan yararlanma planı sonuçsuz kaldı.
İstiklal Marşı, ordunun ve milletin moralini yükseltmek amacıyla açılan yarışma sonucunda kabul edildi. Mehmet Âkif Ersoy, marşı para için yazmayacağını belirterek yarışmaya başlangıçta katılmadı; ödül şartı kaldırılınca şiirini yazdı ve kendisine verilen ödülü hayır kurumuna bağışladı. Marşı Türk ordusuna ithaf etti. Savaşın en zor günlerinde bir millî marşın kabul edilmesi, bağımsızlığa duyulan inancın göstergesidir.
- Nasıl sorulur: “I. İnönü Muharebesi'nin siyasi sonuçlarını yazınız.” ve “Londra Konferansı'na TBMM'nin çağrılması neyi gösterir?”
- Beklenen cevap: Teşkilat-ı Esasiye, Londra Konferansı, Afganistan'la Dostluk Antlaşması, İstiklal Marşı'nın kabulü, Moskova Antlaşması. TBMM'nin çağrılması, İtilaf devletlerinin TBMM'yi hukuken tanıdığını gösterir.
- Çeldirici: “Moskova Antlaşması'yla Batum Türkiye'ye bırakılmıştır.” ifadesi yanlıştır; Batum Gürcistan'a bırakılmıştır ve bu, Misâk-ı Millî'den verilen ilk ödündür.
- Karıştırma: TBMM'yi tanıyan ilk devlet Ermenistan (Gümrü), ilk büyük devlet Sovyet Rusya (Moskova), ilk Müslüman devlet Afganistan, ilk İtilaf devleti Fransa'dır (Ankara).
II. İnönü Muharebesi (23 Mart-1 Nisan 1921)
Öncesi
Londra Konferansı'nda TBMM heyeti Sevr'in değiştirilmiş hâlini de kabul etmedi. İtilaf devletleri, isteklerini TBMM'ye ancak silah zoruyla kabul ettirebileceklerini düşündü. Yunan ordusu, I. İnönü yenilgisinin etkisini silmek ve Türk ordusunu güçlenmeden yok etmek için daha büyük bir kuvvetle yeniden taarruza geçti.
Süreç
Yunan ordusu Bursa ve Uşak yönlerinden iki koldan ilerledi. İsmet Paşa komutasındaki Türk ordusu İnönü mevzilerinde günlerce süren çetin çarpışmalardan sonra Yunan ordusunu bir kez daha geri çekilmeye zorladı. Güneyde ise Refet Paşa'nın birlikleri Aslıhanlar ve Dumlupınar'da Yunan kuvvetlerini kesin biçimde durduramadı; Yunanlar bu kesimde önemli mevzileri elde tuttu.
Sonuç ve önemi
Mustafa Kemal Paşa, İsmet Paşa'ya gönderdiği telgrafta “Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makûs talihini de yendiniz.” diyerek zaferin anlamını belirtti. Halkın düzenli orduya ve TBMM'ye güveni arttı. İtalya Anadolu'daki birliklerini geri çekmeye başladı; Fransa TBMM ile görüşmelere yöneldi. Yunanlar ise daha büyük bir taarruz için hazırlığa girişti.
- Nasıl sorulur: “II. İnönü Muharebesi'nin nedenini ve sonuçlarını yazınız.”
- Beklenen cevap: Neden: TBMM'nin Londra Konferansı'nda Sevr'i reddetmesi. Sonuç: Yunan taarruzu durduruldu, İtalya Anadolu'dan çekilmeye başladı, orduya güven arttı.
- Karıştırma: İtalya'nın çekilmeye başlaması II. İnönü'nün, tamamen çekilmesi Sakarya'nın sonucudur.
Kütahya-Eskişehir Muharebeleri ve Tekâlif-i Milliye Emirleri (1921)
Öncesi
İki kez durdurulan Yunan ordusu, İngiltere'nin desteğiyle büyük bir hazırlık yaptı; asker sayısını ve silah gücünü artırdı. Amaç, Türk ordusunu tamamen yok etmek ve Ankara'yı ele geçirerek TBMM'yi dağıtmaktı. Türk ordusu ise yeni kurulmuştu; silah, cephane ve asker bakımından Yunan ordusundan çok zayıftı.
Süreç
Yunan ordusu 10 Temmuz 1921'de üstün kuvvetlerle taarruza geçti. Türk ordusu Kütahya, Eskişehir ve Afyon'u kaybetti. Cepheye gelen Mustafa Kemal Paşa, ordunun yok olmasını önlemek ve toparlanması için zaman kazanmak amacıyla ordunun Sakarya Irmağı'nın doğusuna çekilmesini emretti.
Yenilgi mecliste büyük tartışmalara yol açtı. Bazı mebuslar meclisin Kayseri'ye taşınmasını önerdi. Sorumluluğun Mustafa Kemal Paşa'ya yüklenmesi ve ordunun başına geçmesi istendi. Bunun üzerine 5 Ağustos 1921'de çıkarılan kanunla Mustafa Kemal Paşa, meclisin yetkilerini üç ay süreyle kullanmak üzere başkomutan seçildi.
Savaşın en yoğun günlerinde, 15 Temmuz 1921'de Ankara'da Maarif Kongresi toplandı. Mustafa Kemal Paşa cepheden gelerek kongreyi açtı ve eğitimin millî olması gerektiğini vurguladı. Düşman Ankara'ya yaklaşırken eğitimin geleceğinin görüşülmesi, zafere duyulan inancı ve eğitime verilen önemi gösterir.
Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, ordunun ihtiyaçlarını karşılamak için 7-8 Ağustos 1921'de Tekâlif-i Milliye Emirleri'ni yayımladı. Emirlerin başlıcaları şunlardır:
- Her ilçede bir Tekâlif-i Milliye komisyonu kurulacak.
- Her aile bir askerin giyeceği kadar çamaşır, çorap ve çarık hazırlayacak.
- Tüccarın ve halkın elindeki yiyecek, giyecek, yakıt ve malzemenin yüzde kırkına, bedeli sonra ödenmek üzere el konulacak.
- Halkın elindeki taşıt araçları ayda bir kez ordu için ücretsiz taşıma yapacak.
- Halkın elindeki silah ve cephane orduya teslim edilecek.
- Demirci, marangoz, terzi ve saraç gibi zanaatkârlar ordu için çalışacak.
Sonuç ve önemi
Kütahya-Eskişehir, düzenli ordunun Batı Cephesi'ndeki tek yenilgisidir. Ancak ordunun geri çekilerek korunması Sakarya Zaferi'ni mümkün kıldı. Başkomutanlık Kanunu'yla Mustafa Kemal Paşa, yasama ve yürütme yetkilerini kullanarak hızlı karar alabildi. Tekâlif-i Milliye Emirleri'yle millet elindeki her şeyi ordusuyla paylaştı; Millî Mücadele bir topyekûn savaşa dönüştü.
- Nasıl sorulur: “Tekâlif-i Milliye Emirleri'nin yayımlanma nedenini ve önemini yazınız.” ve “Maarif Kongresi'nin savaş sırasında toplanması neyi gösterir?”
- Beklenen cevap: Ordunun ihtiyaçlarını Sakarya Savaşı öncesinde halkın imkânlarıyla karşılamak için yayımlanmıştır; topyekûn savaşın ve millî dayanışmanın göstergesidir. Maarif Kongresi eğitime verilen önemi ve zafere inancı gösterir.
- Çeldirici: “Tekâlif-i Milliye Emirleri'ni TBMM çıkarmıştır.” ifadesi yanlıştır; emirleri Mustafa Kemal Paşa başkomutanlık yetkisiyle yayımlamıştır. Bu, yasama yetkisini kullandığının göstergesidir.
- Karıştırma: Sıra şöyledir: Kütahya-Eskişehir yenilgisi, Başkomutanlık Kanunu, Tekâlif-i Milliye Emirleri, Sakarya Meydan Muharebesi.
Sakarya Meydan Muharebesi (23 Ağustos-13 Eylül 1921)
Öncesi
Yunan ordusu, Türk ordusunu çekildiği yerde yok etmek ve Ankara'ya girmek için Sakarya'nın doğusuna yürüdü. Türk ordusu yaklaşık yüz kilometrelik bir cephede savunma düzeni aldı. Tekâlif-i Milliye sayesinde eksikler bir ölçüde giderilmişti; ancak Yunan ordusu asker ve silah bakımından hâlâ üstündü. Ankara'da top sesleri duyuluyordu.
Süreç
Muharebe 23 Ağustos 1921'de başladı ve 22 gün 22 gece sürdü. Yunan ordusu Türk cephesini yarmaya çalışırken Mustafa Kemal Paşa orduya yeni bir savunma anlayışı kazandırdı: “Hatt-ı müdafaa yoktur, sath-ı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır.” Bu emre göre birlikler bir mevziyi kaybettiklerinde geri çekilmeyecek, bulundukları yerde yeni bir savunma hattı kurarak savaşmayı sürdürecekti. Yunan ordusu Ankara yakınlarına kadar ilerledi; ancak gücü tükendi. Türk ordusunun karşı taarruzuyla Sakarya'nın batısına çekilmek zorunda kaldı. Muharebede çok sayıda subay şehit düştüğü için Sakarya'ya “subay muharebesi” de denir.
Sonuç ve önemi
- Yunan ordusunun taarruz gücü kırıldı; Yunanlar savunmaya, Türk ordusu taarruza geçecek duruma geldi.
- 1683 Viyana bozgunundan beri süren Türk geri çekilişi sona erdi.
- TBMM, Mustafa Kemal Paşa'ya Gazi unvanını ve mareşal rütbesini verdi.
- Sovyet Rusya'nın aracılığıyla Kafkas cumhuriyetleriyle Kars Antlaşması (13 Ekim 1921) imzalandı; doğu sınırı kesinleşti.
- Fransa'yla Ankara Antlaşması (20 Ekim 1921) imzalandı; Güney Cephesi kapandı.
- İtalya Anadolu'daki birliklerini tamamen çekti.
- İtilaf devletleri 1922 baharında ateşkes önerdi. TBMM, Anadolu'nun boşaltılması şartını ileri sürdü; öneri sonuçsuz kaldı.
- Nasıl sorulur: “Sakarya Meydan Muharebesi'nin askerî ve siyasi sonuçlarını yazınız.” ve “Hatt-ı müdafaa yoktur, sath-ı müdafaa vardır.” sözünün anlamı.
- Beklenen cevap: Askerî: Yunanlar savunmaya çekildi, taarruz gücü Türklere geçti. Siyasi: Kars ve Ankara antlaşmaları imzalandı, İtalya çekildi, İtilaf devletleri ateşkes önerdi. Söz, vatanın her karışının savunulacağını anlatır.
- Çeldirici: “Sakarya Zaferi'yle Yunan ordusu Anadolu'dan atılmıştır.” ifadesi yanlıştır; Yunanlar Eskişehir-Afyon hattına çekilmiş, Anadolu'dan Büyük Taarruz'la çıkarılmıştır.
- Karıştırma: Sakarya Türk ordusunun son savunma savaşıdır; Büyük Taarruz ise taarruz savaşıdır. Gazi unvanı ve mareşallik Sakarya'dan sonra verilmiştir.
Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi (26 Ağustos-9 Eylül 1922)
Öncesi
Sakarya'dan sonra Yunan ordusu Eskişehir-Afyon hattında güçlü savunma mevzileri kurdu. Türk ordusunun taarruz edebilmesi için eksiklerinin tamamlanması gerekiyordu; hazırlıklar yaklaşık bir yıl sürdü. Doğu ve Güney cephelerindeki birlikler ve silahlar batıya taşındı; orduya asker alındı, subaylar yetiştirildi, taarruz eğitimi yapıldı. Bu bekleyiş mecliste eleştirilere yol açtı; Mustafa Kemal Paşa ise hazırlıklar bitmeden taarruz edilmeyeceğini açıkladı.
Taarruzun başarısı gizliliğe bağlıydı. Komutanların hatıralarına göre taarruz planı az sayıda kişiyle paylaşıldı. Mustafa Kemal Paşa, komutanlarıyla Akşehir'de bir futbol maçını izleme bahanesiyle bir araya geldi ve taarruz kararını bildirdi. Hazırlıkların tamamlanma durumu gözetilerek taarruzun başlangıç tarihi 26 Ağustos olarak belirlendi. Mustafa Kemal Paşa'nın cepheye hareketi gizlendi; gazetelerde Ankara'da çay ziyafeti vereceği haberi yayımlandı. Birlikler geceleri yürüyerek Afyon'un güneyine yığıldı.
Süreç
26 Ağustos 1922 sabahı Mustafa Kemal Paşa'nın Kocatepe'den yönettiği taarruz, topçu ateşiyle başladı. Yunanların aylarca dayanacağı düşünülen mevziler kısa sürede aşıldı. 30 Ağustos'ta Dumlupınar'da Yunan ordusunun büyük bölümü kuşatılarak yok edildi. Bu muharebeyi bizzat Mustafa Kemal Paşa yönettiği için Başkomutanlık Meydan Muharebesi adı verildi.
Mustafa Kemal Paşa 1 Eylül'de orduya “Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri!” emrini verdi. Burada kastedilen Ege Denizi kıyıları, yani İzmir'di. Türk ordusu kaçan Yunan kuvvetlerini kovaladı ve 9 Eylül 1922'de İzmir'e girdi. Eylül ortasında Batı Anadolu düşmandan tamamen temizlendi.
Sonuç ve önemi
Büyük Taarruz'la Yunan ordusu Anadolu'dan çıkarıldı ve Millî Mücadele'nin askerî safhası zaferle sonuçlandı. İtilaf devletlerinin Sevr'i silah zoruyla kabul ettirme planı tamamen çöktü. Türk ordusu İstanbul'u ve Doğu Trakya'yı kurtarmak için Boğazlara yöneldi; bu durum İngiltere'yle yeni bir savaş ihtimalini gündeme getirdi. 30 Ağustos, Zafer Bayramı olarak kutlanmaktadır.
- Nasıl sorulur: “Büyük Taarruz'un bir yıl beklenmesinin nedeni nedir?” ve “Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz'dir.” sözünde nerenin kastedildiği sorulur.
- Beklenen cevap: Ordunun taarruz için gerekli asker, silah ve eğitim eksikleri tamamlanmıştır. Sözde Ege kıyıları ve İzmir kastedilmiştir.
- Çeldirici: “Büyük Taarruz'dan sonra İstanbul ve Doğu Trakya savaşılarak kurtarılmıştır.” ifadesi yanlıştır; buralar Mudanya Ateşkesi'yle savaş yapılmadan kurtarılmıştır.
- Yorum: Hazırlıklar bitmeden taarruz edilmemesi Mustafa Kemal'in planlılığını ve sabrını, taarruzun gizli tutulması stratejik zekâsını gösterir.
Mudanya Ateşkes Antlaşması (11 Ekim 1922)
Öncesi
İzmir'in kurtuluşundan sonra Türk ordusu Çanakkale'ye doğru ilerledi ve Boğazlardaki İngiliz birlikleriyle karşı karşıya geldi. İngiltere savaşı göze almak istedi; ancak Fransa ve İtalya yeni bir savaşa girmeye yanaşmadı, İngiliz sömürgeleri de asker göndermeyi reddetti. Yalnız kalan İngiltere ateşkes görüşmelerini kabul etti.
Süreç
Görüşmeler Mudanya'da TBMM adına İsmet Paşa ile İngiltere, Fransa ve İtalya temsilcileri arasında yapıldı. Yunanistan görüşmelere doğrudan katılmadı; kararları sonradan kabul etti. 11 Ekim 1922'de imzalanan antlaşmanın başlıca hükümleri şunlardır:
- Türk ve Yunan kuvvetleri arasındaki savaş sona erecek.
- Doğu Trakya, Meriç Irmağı'na kadar on beş gün içinde Yunanlar tarafından boşaltılacak ve TBMM yönetimine bırakılacak.
- İstanbul ve Boğazlar TBMM yönetimine bırakılacak; İtilaf kuvvetleri barış antlaşması imzalanıncaya kadar buralarda kalacak.
Sonuç ve önemi
Millî Mücadele'nin savaş dönemi sona erdi, diplomasi dönemi başladı. Doğu Trakya, İstanbul ve Boğazlar savaş yapılmadan kurtarıldı. İstanbul'un TBMM yönetimine bırakılmasıyla Osmanlı Hükûmeti'nin varlığı fiilen anlamını yitirdi. İngiltere'de savaş yanlısı Lloyd George hükûmeti istifa etmek zorunda kaldı.
İtilaf devletleri barış görüşmelerine TBMM Hükûmeti'yle birlikte İstanbul Hükûmeti'ni de çağırdı. Bu ikiliği sona erdirmek için TBMM 1 Kasım 1922'de saltanatı kaldırdı; Osmanlı Devleti hukuken de sona erdi.
- Nasıl sorulur: “Mudanya Ateşkesi'nin önemini yazınız.” ve “Mudanya'da Yunanistan'ın bulunmaması neyi gösterir?”
- Beklenen cevap: Savaş dönemi sona ermiş, Doğu Trakya ile İstanbul savaşsız kurtarılmıştır. Yunanistan'ın bulunmaması, Türkiye'nin asıl muhatabının İtilaf devletleri, özellikle İngiltere olduğunu gösterir.
- Çeldirici: “Mudanya ile Batı Trakya kurtarılmıştır.” ifadesi yanlıştır; kurtarılan Doğu Trakya'dır. “Mudanya'dan hemen sonra İtilaf kuvvetleri İstanbul'dan ayrılmıştır.” ifadesi de yanlıştır; Lozan'dan sonra ayrılmışlardır.
- Karıştırma: Mondros savaşı Osmanlı adına bitiren ateşkes, Mudanya ise Millî Mücadele'yi TBMM adına bitiren ateşkestir.
Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923)
Öncesi
Barış görüşmeleri tarafsız bir ülkede, İsviçre'nin Lozan şehrinde yapılacaktı. Türk heyetinin başkanlığına Mudanya'daki başarısı nedeniyle İsmet Paşa getirildi. TBMM heyete iki konuda kesinlikle ödün verilmemesi talimatını verdi: kapitülasyonlar kaldırılacak ve Doğu Anadolu'da Ermeni yurdu kabul edilmeyecekti. Türk tarafı görüşmelere savaşı kazanmış bir devlet olarak, Misâk-ı Millî'yi gerçekleştirmek amacıyla gidiyordu. İtilaf devletleri ise Türkiye'ye Osmanlı Devleti'nin devamı gibi davranmak ve Sevr'in bazı hükümlerini korumak istiyordu.
Süreç
Görüşmeler 20 Kasım 1922'de başladı. Kapitülasyonlar, Boğazlar, Musul ve borçlar konularında anlaşma sağlanamayınca Şubat 1923'te kesildi. Türk ordusu yeniden savaş hazırlığına başladı. Görüşmeler Nisan 1923'te yeniden başladı ve 24 Temmuz 1923'te antlaşma imzalandı.
| Konu | Lozan'da varılan sonuç |
|---|---|
| Sınırlar | Suriye sınırı Ankara Antlaşması'ndaki gibi kaldı. Batı sınırı Meriç Irmağı kabul edildi; Yunanistan savaş tazminatı olarak Karaağaç'ı verdi. Gökçeada ve Bozcaada Türkiye'ye; diğer Ege adaları Yunanistan'a, On İki Ada İtalya'ya bırakıldı. Irak sınırı (Musul) çözülemedi; sonraya bırakıldı. |
| Kapitülasyonlar | Bütün sonuçlarıyla birlikte tamamen kaldırıldı. |
| Boğazlar | Başkanı Türk olan uluslararası bir komisyon tarafından yönetilecek; iki yakası askerden arındırılacak. |
| Dış borçlar | Osmanlı borçları, Osmanlı'dan ayrılan devletler arasında paylaştırıldı. Türkiye payına düşen kısmı taksitlerle ödemeyi kabul etti. Düyûn-ı Umûmiye İdaresi'nin yetkileri kaldırıldı. |
| Azınlıklar | Bütün azınlıklar Türk vatandaşı sayıldı; hiçbirine ayrıcalık tanınmadı. |
| Nüfus mübadelesi | İstanbul Rumları ve Batı Trakya Türkleri dışında, Türkiye'deki Rumlarla Yunanistan'daki Türklerin karşılıklı değiştirilmesi kararlaştırıldı. |
| Yabancı okullar | Türk kanunlarına uymaları kabul edildi. |
| Patrikhane | İstanbul'da kalması, ancak siyasi yetkilerinin kaldırılması kabul edildi. |
Sonuç ve önemi
Lozan'la yeni Türk devletinin bağımsızlığı ve varlığı bütün dünya tarafından tanındı. Sevr Antlaşması tarihe karıştı. Kapitülasyonların kaldırılmasıyla ekonomik bağımsızlığın önü açıldı. Misâk-ı Millî büyük ölçüde gerçekleşti. Lozan, I. Dünya Savaşı'ndan sonra imzalanan antlaşmalar içinde yenilen bir devletin isteklerini kabul ettirdiği ve hâlâ geçerliliğini koruyan tek antlaşmadır.
Bazı konular ise Türkiye'nin istediği gibi çözülemedi: Musul sonraya bırakıldı; Boğazlar üzerinde tam egemenlik sağlanamadı; Hatay sınırlar dışında kaldı. Nüfus mübadelesi, yabancı okullar ve dış borçların ödenmesi konularında da sonradan anlaşmazlıklar çıktı. Bu sorunlar Atatürk Dönemi dış politikasının gündemini oluşturdu.
Lozan'dan sonra İtilaf kuvvetleri İstanbul'u boşalttı. Türk milleti, Asya Hun Devleti'nden bu yana süren devlet geleneğini bağımsız yeni bir devletle sürdürdü. Cumhurbaşkanlığı forsundaki on altı yıldız, tarihte kurulan büyük Türk devletlerini simgeleyerek bu sürekliliği anlatır.
- Nasıl sorulur: Madde verilir, hangi alanla ilgili olduğu sorulur. “Lozan'da çözülemeyen ya da Türkiye'nin istediği gibi çözülemeyen konuları yazınız.” ve Sevr-Lozan karşılaştırması.
- Beklenen cevap: Çözülemeyen konu Musul'dur. Boğazlar ve Hatay istenildiği gibi çözülememiştir. Sevr'de kapitülasyonlar genişletilmiş, Lozan'da kaldırılmıştır; Sevr'de azınlıklara ayrıcalık tanınmış, Lozan'da hepsi Türk vatandaşı sayılmıştır.
- Çeldirici: “Lozan'da Boğazlar tamamen Türk egemenliğine bırakılmıştır.” ifadesi yanlıştır; tam egemenlik 1936'da Montrö ile sağlanmıştır. “Osmanlı borçlarının tamamını Türkiye üstlenmiştir.” ifadesi de yanlıştır.
- Karıştırma: Kapitülasyonlar ve borçlar ekonomik bağımsızlıkla, Boğazlar komisyonu ve askersiz bölge egemenlik haklarının sınırlanmasıyla, azınlıkların Türk vatandaşı sayılması iç işlerine karışılmasının önlenmesiyle ilgilidir.
- Yorum: Yunanistan'ın savaş tazminatı olarak Karaağaç'ı vermesi, Türkiye'nin görüşmelere savaşı kazanmış devlet olarak katıldığını gösterir.
Hızlı tekrar
| Gelişme | Taraflar ya da komutan | En önemli sonucu |
|---|---|---|
| Gümrü Antlaşması | TBMM ve Ermenistan; Kâzım Karabekir | TBMM'nin ilk askerî ve siyasi başarısı |
| I. İnönü | İsmet Bey | Düzenli ordunun ilk zaferi; Londra Konferansı, Moskova Antlaşması |
| Moskova Antlaşması | TBMM ve Sovyet Rusya | Misâk-ı Millî'yi tanıyan ilk büyük devlet; Batum bırakıldı. |
| II. İnönü | İsmet Paşa | İtalya çekilmeye başladı. |
| Kütahya-Eskişehir | İsmet Paşa | Tek yenilgi; Başkomutanlık Kanunu, Tekâlif-i Milliye |
| Sakarya | Mustafa Kemal Paşa | Son savunma savaşı; Kars ve Ankara antlaşmaları |
| Kars Antlaşması | TBMM ve Kafkas cumhuriyetleri | Doğu sınırı kesinleşti. |
| Ankara Antlaşması | TBMM ve Fransa | İtilaf bloğu parçalandı; Güney Cephesi kapandı. |
| Büyük Taarruz | Mustafa Kemal Paşa | Anadolu kurtarıldı; askerî safha bitti. |
| Mudanya | İsmet Paşa; İngiltere, Fransa, İtalya | Doğu Trakya ve İstanbul savaşsız kurtarıldı. |
| Lozan | İsmet Paşa | Bağımsızlık tanındı; kapitülasyonlar kaldırıldı. |
Kendini dene
Soruları önce kendin cevaplamaya çalış, sonra cevabını kontrol et.
Doğu Cephesi'nde düzenli ordunun bulunmasının nedeni nedir?
Kâzım Karabekir Paşa, Mondros'un terhis hükmünü uygulamayarak 15. Kolordu'yu dağıtmamıştır.
Gümrü Antlaşması'nın önemini iki maddeyle yazınız.
TBMM'nin ilk askerî ve siyasi başarısıdır. Ermenistan, Sevr'i tanımadığını açıklayan ilk devlet olmuştur.
Güney Cephesi'ni Doğu ve Batı cephelerinden ayıran özellik nedir?
Bu cephede düzenli ordu değil, halkın kurduğu Kuvâ-yı Milliye birlikleri savaşmıştır.
Düzenli ordunun kurulmasının nedenlerini yazınız.
Kuvâ-yı Milliye'nin düzenli Yunan ordusunu durduramaması, birlikler arasında emir-komuta birliğinin olmaması ve bazı birliklerin disiplinsiz davranması.
I. İnönü Muharebesi'nin siyasi sonuçlarından üçünü yazınız.
Londra Konferansı toplandı ve TBMM hukuken tanındı; Sovyet Rusya'yla Moskova Antlaşması imzalandı; Afganistan'la Dostluk Antlaşması yapıldı. Teşkilat-ı Esasiye ve İstiklal Marşı da bu dönemde kabul edildi.
Londra Konferansı'nda İtilaf devletlerinin amacı neydi? Bu amaç neden gerçekleşmedi?
Sevr'i küçük değişikliklerle kabul ettirmek ve İstanbul ile Ankara arasındaki ayrılıktan yararlanmaktı. Tevfik Paşa sözü TBMM heyetine bıraktı, TBMM heyeti de Sevr'i reddetti.
Moskova Antlaşması'nda Misâk-ı Millî'den verilen ödün nedir?
Batum'un Gürcistan'a bırakılmasıdır.
Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'nden sonra alınan iki önemli kararı yazınız.
Ordu Sakarya'nın doğusuna çekildi ve Mustafa Kemal Paşa, meclisin yetkilerini üç ay süreyle kullanmak üzere başkomutan seçildi. Ardından Tekâlif-i Milliye Emirleri yayımlandı.
Tekâlif-i Milliye Emirleri Millî Mücadele'nin hangi özelliğini gösterir?
Millî Mücadele'nin milletin bütün imkânlarıyla yürütülen topyekûn bir savaş olduğunu, yardımlaşma ve dayanışmayı gösterir.
Sakarya Meydan Muharebesi'nin siyasi sonuçlarını yazınız.
Kafkas cumhuriyetleriyle Kars Antlaşması, Fransa'yla Ankara Antlaşması imzalandı. İtalya Anadolu'dan tamamen çekildi. İtilaf devletleri ateşkes önerdi.
Sakarya Zaferi'nden sonra Büyük Taarruz için neden bir yıl beklenmiştir?
Ordunun taarruz edebilmesi için asker, silah, cephane ve eğitim eksiklerinin tamamlanması gerekiyordu.
Mudanya Ateşkes Antlaşması'yla savaş yapılmadan kurtarılan yerleri yazınız.
Doğu Trakya, İstanbul ve Boğazlar.
Lozan görüşmelerinde TBMM'nin kesinlikle ödün verilmemesini istediği iki konu hangisidir?
Kapitülasyonların kaldırılması ve Doğu Anadolu'da Ermeni yurdu kurulmasının reddedilmesi.
Lozan'da çözülemeyen ya da istenildiği gibi çözülemeyen üç konuyu yazınız.
Musul sorunu çözülemedi. Boğazlar üzerinde tam egemenlik sağlanamadı. Hatay sınırlar dışında kaldı.
Sevr ve Lozan antlaşmalarını kapitülasyonlar ve azınlıklar bakımından karşılaştırınız.
Sevr'de kapitülasyonlar genişletilmiş, azınlıklara ayrıcalıklar tanınmıştır. Lozan'da kapitülasyonlar tamamen kaldırılmış, azınlıklar Türk vatandaşı sayılmıştır.
Her zafer bir antlaşma getirdi: Doğu'daki zafer Gümrü'yü, I. İnönü Moskova'yı, Sakarya Kars ve Ankara'yı, Büyük Taarruz Mudanya'yı ve Lozan'ı. Cephede kazanılan, masada tescil edildi.