9. Sınıf Tarih 2. Ünite 4. Konu Özeti: Eski Çağ'da İnanç, Bilim ve Sanat
Bu yazıda 9. sınıf tarih 2. ünite “Eski Çağ Medeniyetleri” ünitesinin dördüncü konusu olan Eski Çağ'da İnanç, Bilim ve Sanat konusunu özetliyoruz. Mezopotamya'dan Mısır'a, Hititlerden Urartulara, Antik Yunan'dan ilk Türklere kadar inancın bilime ve sanata nasıl yön verdiğini örneklerle öğreneceksin. Ünitenin tamamını PDF olarak da indirebilirsin.
İnanç, bilim ve sanat arasındaki bağ
Eski Çağ'da inanç, bilim ve sanat birbirinden ayrı değildi. Bir tapınak ibadet yeri olmanın yanında ürün deposu, arşiv ve gökyüzü gözlem alanı olabiliyordu. Takvim tarım için, geometri arazi ölçümü için, tıp ise sağlık ihtiyacı için gelişti. Sanat da inançları, hükümdarın gücünü ve günlük hayatı görünür kıldı.
Bu yüzden bir eseri incelerken hem yapılış amacını hem de ait olduğu toplumun yaşam biçimini düşünmek gerekir.
Mezopotamya ve Asurlar
Sümer, Babil ve Asur toplumları çok tanrılıydı. Tanrılar için ziggurat adı verilen çok katlı, basamaklı tapınaklar yapıldı. Zigguratlar kentin merkezindeydi ve ibadetin yanında depo, okul, arşiv ve gözlemevi olarak da kullanılıyordu. Gökyüzü gözlemleri sayesinde Sümerler ay takvimini geliştirdi.
Asurlar Mezopotamya birikimini astronomi ve tıpta ileri taşıdı; bilgileri kil tabletlere kaydetti. Asur kralı Asurbanipal'in Ninova'da kurduğu kütüphane, bu tabletlerin toplandığı bilinen en eski kütüphanelerdendir. Saray girişlerine yerleştirilen, insan başlı ve kanatlı boğa ya da aslan gövdeli lamassu heykelleri hem koruyucu hem de kralın gücünü gösteren simgelerdi.
Eski Mısır
Mısırlılar çok tanrılıydı ve firavunu tanrı-kral olarak görüyordu. Ölümden sonra hayatın devam ettiğine inandıkları için bedeni korumak amacıyla ölüleri mumyaladılar ve değerli eşyalarıyla gömdüler. Piramitler firavunlar için yapılmış anıt mezarlardır.
- Yazı: MÖ 3000'lerde resim yazısı olan hiyeroglifi kullandılar. Nil kıyısında yetişen bitkiden papirüs denilen yazı malzemesini ürettiler.
- Takvim: Güneş yılına dayalı takvimde yıl 12 ay ve 30 günden oluşur, yıl sonuna 5 gün eklenirdi. Böylece yıl 365 gün olurdu.
- Tıp: Mumyalama çalışmaları anatomi bilgisini geliştirdi.
- Matematik: Nil taşkınlarından sonra tarla sınırlarını yeniden ölçme ihtiyacı ve piramit yapımı geometriyi ilerletti.
Mısır'da inanç bilimi doğrudan etkiledi: Ölümden sonra hayat inancı mumyalamayı, mumyalama da tıbbı ve anatomiyi geliştirdi.
Ziggurat: Mezopotamya'da basamaklı tapınak. Piramit: Mısır'da firavunlar için yapılan anıt mezar.
Anadolu: Hititler ve Urartular
Hititler çok tanrılıydı. Fethettikleri toplulukların tanrılarını da kabul ettikleri için “bin tanrılı halk” olarak anılır. Hattuşa yakınındaki Yazılıkaya açık hava tapınağındaki kaya kabartmaları Hitit inancının en önemli izlerindendir. Hititler Mezopotamya'dan aldıkları çivi yazısını kil tabletlerde, hiyeroglifi ise anıtlarda kullandı. Anadolu, Mezopotamya ve Mısır etkilerini kendi yorumlarıyla birleştiren özgün bir sanat oluşturdular.
Urartular savaş tanrısı Haldi'yi baş tanrı kabul ediyordu. Van'daki Meherkapı yazıtı tanrılara sunulan adakları anlatır. Doğu Anadolu'nun sarp coğrafyasında kaleler, barajlar ve su kanalları yaptılar. Van Kalesi ve bugün hâlâ kullanılan Şamran (Menua) Kanalı, Urartuların ileri mühendislik bilgisinin kanıtıdır. Maden işçiliğinde de çok ustaydılar.
Antik Yunan
Yunanlar tanrılarını insan biçiminde düşünür ve onlar adına tapınaklar yapardı. Tanrılar onuruna dört yılda bir olimpiyat oyunları düzenlenirdi. Mimaride Dor, İon ve Korint düzenleri gelişti; heykel, tiyatro ve seramik öne çıktı.
Yunan dünyasında olaylar mitolojiyle değil, akıl ve gözlemle açıklanmaya başlandı. Anadolu'daki İyonya kentleri bu düşüncenin merkeziydi: Miletli Thales felsefenin öncülerinden, Halikarnaslı (Bodrum) Herodotos “tarihin babası” olarak anılır. Hipokrat hastalıkların doğal nedenlerle ortaya çıktığını savundu. Sokrates, Platon ve Aristoteles felsefeye yön verdi. Yunanlar, Fenike alfabesini geliştirerek Latin alfabesinin de temelini oluşturan Yunan alfabesini ortaya çıkardı.
İlk Türkler ve Hunlar
İlk Türkler Gök Tanrı'ya inanırdı. Bunun yanında atalar kültü, yer-su ruhları ve tabiat güçlerine de saygı gösterilirdi. Ölümden sonra hayatın sürdüğüne inanıldığı için ölüler kurgan denilen mezarlara eşyalarıyla gömülür, mezarın yanına ölen kişinin öldürdüğü düşmanları simgeleyen balballar dikilirdi. Her boyun kendine ait işaretine tamga denirdi.
- Takvim: On İki Hayvanlı Türk Takvimi kullanıldı.
- Sanat: Konargöçer hayat taşınabilir sanatları öne çıkardı. Hayvan figürlerinin işlendiği hayvan üslubu, maden işçiliği, halı ve kilim bu sanatın örnekleridir.
- Pazırık halısı: Altay Dağları'ndaki bir kurganda bulunan ve bilinen en eski düğümlü halı kabul edilen eserdir.
- Saymalıtaş: Kırgızistan'daki binlerce kaya resmi, eski Türklerin inancını ve günlük hayatını yansıtır.
Kendini dene
Soruları önce kendin cevaplamaya çalış, sonra cevabını kontrol et.
Zigguratların ibadet dışındaki işlevlerini yazınız.
Ürün deposu, okul, arşiv ve gökyüzü gözlem alanı.
Mısır'da ölümden sonra hayat inancının bilime etkisini açıklayınız.
Ölümden sonra hayat inancı mumyalamayı doğurdu; mumyalama anatomi ve tıp bilgisini geliştirdi.
Mısır'da geometrinin gelişmesinde etkili olan iki ihtiyacı yazınız.
Nil taşkınlarından sonra tarla sınırlarını yeniden ölçmek ve piramitleri inşa etmek.
Şamran Kanalı Urartular hakkında hangi çıkarımı yapmamızı sağlar?
Urartuların suyu yönetme ve tarımı destekleme konusunda ileri mühendislik bilgisine sahip olduğunu gösterir.
Hipokrat'ın tıp tarihindeki önemini açıklayınız.
Hastalıkların doğaüstü değil, doğal nedenlerle ortaya çıktığını savunarak gözleme dayalı tıbbın öncüsü oldu.
Kurgan, balbal ve tamga kavramlarını açıklayınız.
Kurgan eski Türklerin mezarıdır. Balbal, mezarın yanına dikilen ve ölenin öldürdüğü düşmanları simgeleyen taştır. Tamga ise her boyun kendine ait işaretidir.
Eski Çağ'da bilim ihtiyaçtan ve inançtan doğdu: takvim tarım için, geometri ölçüm için, tıp mumyalama ve tedavi için gelişti.