10. Sınıf Tarih 2. Ünite 3. Konu Özeti: Osmanlı Devleti'nde Ordu, Hukuk ve Toprak Sistemi
Bu yazıda 10. sınıf tarih 2. ünite “Beylikten Devlete Osmanlı (1299-1453)” ünitesinin üçüncü konusu olan Osmanlı Devleti'nde ordu, hukuk ve toprak sistemini özetliyoruz. Yaya ve müsellemleri, pençik ve devşirmeyi, Kapıkulu ordusunu, tımar sistemini ve şer'i-örfi hukuku öğreneceksin. Ünitenin tamamını PDF olarak da indirebilirsin.
Uç kuvvetlerinden düzenli orduya
Osmanlı Beyliği'nin ilk askerî gücü aşiret kuvvetleri, alplar ve gazilerdi. Akça Koca, Konur Alp, Turgut Alp ve Köse Mihal gibi komutanlar uç bölgesinde fetihler yaptı. Gaziyân-ı Rum, Ahiyân-ı Rum, Bacıyân-ı Rum ve Abdalân-ı Rum gibi topluluklar da kuruluşa destek verdi. Ancak bu kuvvetler seferden sonra evlerine döndüğü için uzun kuşatmalarda yetersiz kaldı.
- Yaya ve müsellem (Orhan Bey): İlk düzenli ordudur. Türk gençlerinden seçilen yayalar piyade, müsellemler atlı askerdi. Savaşta ücret alır, barışta kendilerine verilen toprağı işlerlerdi. Kapıkulu ocakları kurulunca geri hizmetlere (yol, köprü, kale yapımı, nakliye) kaydırıldılar.
- Azaplar: Bekâr Türk gençlerinden oluşan, savaşta ilk hücumu karşılayan hafif birliklerdi.
Kapıkulu ordusu: pençikten devşirmeye
I. Murad döneminde savaş esirlerinin beşte birinin devlete ayrılmasına dayanan pençik sistemi uygulandı ve bu esirlerle Yeniçeri Ocağı kuruldu. Esirlerin eğitimi için Gelibolu'da Acemi Ocağı açıldı. Fetihler yavaşlayıp yeterli esir bulunamayınca Hristiyan ailelerin çocuklarından asker yetiştiren devşirme sistemine geçildi; bu sistemin Yıldırım Bayezid döneminde uygulanmaya başladığı kabul edilir ve II. Murad döneminde kuralları belirlendi.
Devşirilen çocuklar önce Türk ailelerin yanına verilerek Türkçeyi ve Türk-İslam geleneklerini öğrenirdi (Türk'e verme). Ardından Acemi Ocağı'nda askerî eğitim alırlardı. En yetenekliler sarayda Enderun'da eğitilir; bunlar arasından sadrazamlığa kadar yükselen devlet adamları yetişirdi.
Kapıkulu askerleri maaşlarını hazineden alan, barışta da savaşa hazır bulunan ve doğrudan padişaha bağlı profesyonel birliklerdi. Yeniçeriler üç ayda bir ulufe alırdı. Bu ordu, taşradaki güçler karşısında merkezî otoritenin dayanağı oldu.
Yeniçeri: Merkezde bulunan, hazineden ulufe alan kapıkulu piyadesi. Tımarlı sipahi: Eyaletlerde yaşayan, tımar geliriyle geçinip savaşa asker götüren atlı asker.
Toprak sistemi
| Arazi | Açıklama |
|---|---|
| Mirî arazi | Mülkiyeti devlete, işletme hakkı köylüye ait topraklar. Fethedilen toprakların büyük kısmı bu statüdeydi; tımar sisteminin temelini oluşturdu. |
| Mülk arazi | Özel mülkiyetteki topraklar (bağ, bahçe, eski sahiplerine bırakılan araziler). Müslümanların mülkü öşrî, gayrimüslimlerinki haracî olarak anılırdı. |
| Vakıf arazi | Geliri cami, medrese, imaret ve darüşşifa gibi hayır hizmetlerine ayrılan topraklar |
Tımar sistemi
Tımar sistemi, mirî arazinin vergi gelirinin devlet hizmeti karşılığında görevlilere bırakılmasıdır. Osmanlılar bu sistemi Selçuklulardaki ikta geleneğinden geliştirdi. Fethedilen bölgelerde kadı gözetiminde nüfus ve vergi kaynakları tespit edilip tahrir defterlerine kaydedilir, gelirler dirlik olarak dağıtılırdı.
| Dirlik | Yıllık gelir | Kime verilirdi? |
|---|---|---|
| Has | 100.000 akçeden fazla | Padişah, şehzadeler, vezirler, beylerbeyleri |
| Zeamet | 20.000-100.000 akçe | Sancakbeyi, kadı gibi orta dereceli görevliler |
| Tımar | 3.000-19.999 akçe | Tımarlı sipahiler |
Tımarlı sipahi, kendi dirliğindeki köylülerden kanunla belirlenmiş vergileri toplar, bu gelirle geçinir ve savaşa cebelü denilen zırhlı askerler götürürdü. Köylüye ise çifthane sistemiyle bir çift öküzün işleyebileceği kadar toprak verilir, karşılığında çift resmi alınırdı. Köylü toprağın sahibi değil işleticisiydi; sipahi kanun dışı vergi isterse kadıya şikâyet edilebilirdi.
Devlete yük olmadan büyük bir atlı ordu beslendi; vergiler yerinde toplandı; tarımsal üretim sürekli hâle geldi; taşrada güvenlik ve düzen sağlandı; köylü toprağa bağlanarak göç ve boş arazi önlendi.
Eyalet kuvvetleri ve donanma
Eyalet ordusunda tımarlı sipahilerin yanında azaplar, Yörükler ve akıncılar vardı. Sınır boylarında yaşayan akıncılar maaş almaz, ganimet ve vergi muafiyetiyle geçinirdi; ordunun önünde keşif yapar, yolları ve geçitleri güvene alırdı. Denizde Karesioğullarından devralınan donanma ve Gelibolu'da kurulan tersane, Osmanlı deniz gücünün temelini oluşturdu.
Hukuk: şer'i ve örfi hukuk
Osmanlı hukuku iki kaynağa dayanırdı: Dinî esaslara dayanan şer'i hukuk ve Türk gelenekleri, fethedilen bölgelerin uygulamaları ile padişahın ferman ve kanunnamelerinden oluşan örfi hukuk. Örfi kuralların şer'i hukuka aykırı olmaması beklenirdi.
Mahkemelerde kadılar hem şer'i hem örfi davalara bakardı. Kadı yargıçlığın yanında belediye, güvenlik ve malî işlerle de ilgilenen şehrin en önemli yöneticisiydi. Yeni fethedilen her yere kadı atanması, fetihle birlikte hukukun da kurulduğunu gösterir. Kazaskerler kadı ve müderrislerin atamasından sorumluydu.
Kendini dene
Soruları önce kendin cevaplamaya çalış, sonra cevabını kontrol et.
Yaya ve müsellemlerin kurulmasına neden ihtiyaç duyulmuştur?
Aşiret kuvvetleri seferden sonra dağıldığı ve uzun kuşatmalarda yetersiz kaldığı için sürekli hazır, düzenli bir orduya ihtiyaç duyuldu.
Pençik sisteminden devşirme sistemine geçilmesinin nedenini yazınız.
Fetihler yavaşlayınca pençik için yeterli savaş esiri bulunamadı; asker ihtiyacını düzenli karşılamak için devşirmeye geçildi.
Kapıkulu ordusunun merkezî otoriteye katkısını açıklayınız.
Doğrudan padişaha bağlı, sürekli hazır ve hazineden maaş alan bir güç oluşturdu; taşradaki güçlerin bağımsızlaşmasını sınırladı.
Has, zeamet ve tımarı karşılaştırınız.
Üçü de dirliktir ve yıllık gelire göre ayrılır: Has 100.000 akçeden fazla (üst yöneticiler), zeamet 20.000-100.000 akçe (orta dereceli görevliler), tımar 3.000-19.999 akçe (tımarlı sipahiler).
Tımar sisteminin askerî ve ekonomik faydalarını yazınız.
Askerî: Devlete yük olmadan büyük bir atlı ordu beslendi. Ekonomik: Vergiler yerinde toplandı ve tarımsal üretim sürekli hâle geldi.
Kapıkulu merkezi, tımar taşrayı güçlendirdi; kadı ise fethedilen her yere hukuku ve düzeni götürdü.